Nanotech
Bu mücizevi nano teknolojik ürün, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Laboratuvarları’nda, alanında uzman kimyagerlerce uzun çalışmalar sonucunda geliştirilmiştir. İçeriğinde bulunan her 3 bileşenin de bu formülde yer almasının özel sebepleri vardır. İşte bu sebepler:

Gümüş:
Binlerce yıl önceden beri insanoğlu gümüş metalinde, diğerlerinde olmayan bir özellik fark etmiş ve gümüşe hepsinden fazla değer vermiştir. Kötü ruhları kovucu bir özellik yüklenen gümüş, batıda şeytan ya da vampirlere karşı koruyucu olarak görülmeye başlanmıştır. Gümüşü bu kadar özel kılan şey aslında onun mikrop öldürücü özelliğidir. İnsanoğlu, gözle göremediği düşmanlarına hep ilahi bir güç atfedegelmiştir. Bu nedenledir ki mikrobik hastalıklar da hep tanrısal lanetler olarak düşünülmüş, bu mikropları öldüren maddelere ise ilahi güçler yüklenmiştir.
Gümüş, mikrop öldürücü gücünü kendi doğal yapısından alır. Doğada mikrop öldürebilen başka metaller de yok değildir elbette. Civa, kurşun, bakır ve çinko dahil diğer pek çok metalin de benzer özellikleri mevcuttur. Bu sıralamada gümüş, antibakteriyel özellik açısından civa ve kurşundan sonra gelmektedir. Ne var ki, insan vücuduna ve doğaya zararlı (zehirli) metaller olması nedeni ile kullanılmalarına imkan yoktur. Bakır, çinko ve diğer mettaler ise insan vücudunda kullanılabilir olmasına rağmen gümüş kadar etkili değildir. Gümüşü diğer tüm metallerden daha üstün kılan şey işte bu kar-zarar oranıdır.

Tarihte Gümüş:
Sümerler, şehirlerine temiz su getiren su şebekelerini gümüşten yaparlardı. Bu şekilde suyun daha uzun süre taze kalması sağlanırdır. Batı’da 18.yy.’da süt kaplarının içine atılan gümüş paraların sütün bozulmasını geciktirdiği bilinirdi. İbni Sina, frengi başta olmak üzere pek çok mikrobik hastalıkta gümüş içeren ilaçlarla tedavi sağlamıştır. Yine günümüzde yanık hastalarında ve bazı yüzeyel yaralarda, bu yaraların mikrobunun öldürmesi için ve hatta mikrop kapmasını engellemek için gümüşlü kremler kullanılmaktadır. Yeni doğan bebeklerin göz kapaklarında gelişen enfeksiyon için gümüşlü pomatlar uzun süre kullanılmıştır. Bu gün kullanımı bırakılmış pek çok gümüşlü ilacın bırakılmasındaki sebep gümüş değil, içerisindeki nitrat veya sülfat gibi diğer yardımcı bileşenlerdir. Gümüş, insan sağlığı için her zaman masum kalabilmeyi başarmıştır.

Yeniden Gümüş:
Gelişen teknoloji ile birlikte, gümüşün artık nitrat veya sülfat gruplarıyla bileşik yapmadan kullanılabilmesi sağlanmıştır. Bu durum, gümüşü tekrar gündeme getirmiştir. Nano teknoloji, metal iyonlarını nano formda ve sıvı halde elde etmeye olanak sağlamış, bu şekilde metali saf olarak kullanmak ve dahası çok daha az metal kullanarak çok daha güçlü etki sağlamak olanaklı hale gelmiştir. Bu yüzyıl, görünüşe göre mikrobiyolik anlamda gümüşün yüzyılı olacaktır. Ayrıca, aşırı terlemenin olduğu cilt problemlerinde de gümüş kendine kullanım alanı bulmayı başarmıştır.

Çinko:
Çinko “eser element” olarak bilinen ve vücudumuzun çeşitli sebeplerle ihtiyaç duyduğu metallerden birisidir. Vücudumuzda gerçekleşen pek çok kimyasal reaksiyonda co-enzim olarak görev alan çinko, C vitamini ile birlikte çalışarak yara iyileşmesini hızlandırmaktadır. Yani insanoğlu, yaralarının daha iyi iyileşmesi için zaten çinkoyu gıdalarla almak zorundadır.

Bu gün tıpta çinko eksikliğinin kapanmayan ya da zor iyileşen yaralarla ilişkili olduğu ispatlanmış durumdadır. Özellikle ağızdaki aftların çinko eksikliği ile yakın ilişkisini gösteren çokça çalışma mevcuttur. Bu nedenledir ki, bu tür problemlerle mücadelede çinko takviyesi önerilmektedir.
Çinko, sadece yaraların iyileşmesinde kullanılmaz. Kepekli saç, saç derisi ve cilt problemlerinde de çinkolu krem ve şampuanlara rastlamak mümkündür. Diğer taraftan ciltteki kaşıntıyı azalttığı bilinmekte ve bu amaçla da kullanılmaktadır. El ve ayaklardaki kaşıntıyı engellemesi nedeni ile ter önleyici (azaltıcı) olarak kullanılmakta, zayıf da olsa mikrop öldürücü etkisinden dolayı bakteri ve mantarlara karşı kullanılmaktadır. Çinko’nun bir diğer özelliği ise koku giderici/önleyici olmasıdır. Çinko içeren pek çok ürün ağız kokusu ve ayak kokusunda yıllardır kullanılagelmektedir. Ne var ki, bu ürünlerden neredeyse hiç birisinde çinko, saf yani iyonik halde değildir. Nano teknoloji, bu sorunu da ortadan kaldırmış görünmektedir. Nano çinko, bileşik haldeki çinkoya kıyasla hem çok daha etkilidir hem de yardımcı bileşiklerden kaynaklanacak beklenmedik etki ihtimali ortadan kaldırılmıştır. Bileşik haldeki çinkoya kıyasla çok daha az miktarda nano çinko, bilinen çinkolu ürünlerden daha etkili olmaktadır. Bu durum, ürünü çok daha güvenli hale getirmektedir.

Zeolit:
Türkiye’de tıp, kozmetik ve sağlık alanında çok bilinmese de yurt dışında kullanımı ile ilgili yayınlara rastlamak mümkündür. Aslında topraktan çıkarılan bir üründür. Gözenekli yapısı sayesinde koku moleküllerini içine hapsederek çok güçlü bir koku önleyici olarak kullanılabilmektedir. Yine bu gözenekli yapısı, çevrede bulunan ağır metalleri içine hapsederek ortamdan uzaklaştırmaktadır. Bu özelliği aslında daha iyi bilinmektedir. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada, istenmeyen kokuların giderilmesinde kullanılmakta ama bu kullanımı daha çok hayvan barınaklarında kendisine yer bulmaktadır. Çevre mühendisleri tarafından göllerin tabanındaki ağır metalleri çöktürmede ve bu suların temizlenmesinde giderek daha çok kullanılır olmuştur. Burada bilinmesi gereken en önemli husus, zeollitin saflığıdır. Doğadan elde edilen zeolit, kendi bulunduğu ortamdaki ağır metalleri de içine çekmiş olabileceğinden insan sağlığında kullanılması sakıncalı olabilir. Bu nedenle, sentetik zeolitler üretilmiştir. Doğal ortama daha önce hiçbir şekilde maruz kalmamış sentetik zeolitin bu şekilde ağır metal içermesi engellenmiştir. Bundan dolayı, Naonotech içerisinde asla doğal zeolit kullanılmamıştır.

Üç etki bir arada:
Piyasada, ticari olarak satılan ürünlere bakıldığında bu üç maddeyi tek tek içeren ürünlere rastlamak mümkündür. Ne var ki, nano teknoloji kullanılarak bu üç maddeyi aynı ürün içerisinde bulundurmayı başaran tek ürün Nanotech’dir.

Gümüş sayesinde bakteri, mantar ve virüslerle savaşır. Terlemeyi azaltır. Azalan bakteri ve mantarlara nedeni ile dolaylı yoldan koku oluşumunu engeller.

Çinko sayesinde bakteri ve mantarlarla savaşır (gümüş kadar etkili değildir), yara iyileşmesini hızlandırır, kepeklenmeyle ve kaşıntıyla mücadele eder. Koku oluşumunu engeller.

Zeolit sayesinde koku oluşumunu engeller. Mevcut kokuyu saniyeler içerisinde kendi içine hapsederek yok eder. Kendi kokusu ve tadı yoktur. Vücudun doğal kokusuna kavuşmasını sağlar.

Akril reçine:
Bir bileşen olarak değil, metal iyonları sıvı içerisinde dibe çökmeden tutabilmek için fromüle dahil edilmiştir. Akril reçine aynı zamanda terlemeyi de azaltarak ürüne katkı sağlamaktadır.

Nano teknoloji:
ürünün elde edilmesinde kullanılan teknoloji aynı zamanda ürünün uygulandığı yüzeyde en az 24 saat kalmasını ve antimikrobiyal koruma kalkanı oluşturmasını sağlar. Ürün tamamen su bazlıdır. Yani su ile yıkandığında hemen uzaklaşır. Bu nedenle, Nanotech kullandığınız yüzeylerde, su ile yıkamadığınız sürece gün boyu etkin olması beklenir.

Nanotech; patentli üründür.